Kubbealtı Kursları Başlıyor
Lütfen Bekleyiniz...

MESERRET

(ﻣﺴﺮّﺕ) i. (Ar. surūr “sevindirmek”ten meserret) Sevinç: Gelmiş yüzünde nûr-ı meserret temevvüce (Muallim Nâci). Bu tesâdüf-i mes’ûdâne Nihat’ın hayâtı içinde ne büyük bir ân-ı meserret olacaktı (Hüseyin R. Gürpınar). Eski Türk cemiyetinde ise bu kollektif meserret köklü bir teâmüldü (Sâmiha Ayverdi).
● Meserrat (ﻣﺴﺮّﺍﺕ) i. (Ar. çoğul eki -āt ile) Sevinçler, mutluluklar, meserretler: İnsan bütün ahzân u meserrâta muâdil / Bir tatlı dönüş hisseder âvâre serinde (Cenap Şahâbeddin).
● Meserret-âgin (ﻣﺴﺮّﺕ ﺁﮔﻴﻦ) birl. sıf. (Fars. āgіn “dolu, doldurulmuş” ile) Sevinç dolu, çok sevinçli.
● Meserret-âver (-engiz) ( ﻣﺴﺮّﺕ ﺍﻧﮕﻴﺰﻣﺴﺮّﺕ ﺁﻭﺭ) birl. sıf. (Fars. āver “getiren” ve engіz “harekete getiren” ile) Sevinç getiren, sevindiren, mutlu eden.
● Meserret-bahşâ (ﻣﺴﺮّﺕ ﺑﺨﺸﺎ) birl. sıf. (Fars. baḫşā “bağışlayan” ile) Sevinç bağışlayan, sevinç veren.
● Meserret-efzâ (ﻣﺴﺮّﺕ ﺍﻓﺰﺍ) birl. sıf. (Fars. efzā “arttıran” ile) Sevinç arttıran.

Kubbealtı Mûsikî Dersleri Başlıyor!

Side Banner