Kubbealtı Kursları Başlıyor
Lütfen Bekleyiniz...

BÂHİR

(ﺑﺎﻫﺮ) sıf. (Ar. behr “üstün olmak, gālip gelmek”ten bāhir)
1. Açık, apaçık, besbelli: Şeref-i menkabeti pîrimizin bâhirdir / Vasf-ı vâlâsını gör kim ve hüve’l-kādirdir (Hersekli Ârif Hikmet). Evet, ne diyecektim, kerâmetleri bâhirdir (Fahri Celâl).
2. Güzel, parlak: Lem’a eylerdi o nûr-ı bâhir / Şu’leler yer yer olurdu zâhir (Hâkānî’den).
● Bâhire (ﺑﺎﻫﺮﻩ) sıf. Bâhir kelimesinin kadını ifade eden, kadın ismi olarak kullanılan veya tamlamalarda ortaya çıkan aynı mânâdaki müennes şekli: Osmanlılar’ın iki asır içinde üç kıt’ayı kılıçlarının hükmüne gerdan-dâde-i inkıyat etmesi, âyet-i seyf gibi bir mu’cize-i bâhire addolunsa revâ değil midir? (Nâmık Kemal). Bu hıyânet-i bâhire Şem’î’nin içtiği birkaç kadeh tesîriyle zihninde büyüdükçe büyüdü (Hüseyin R. Gürpınar).

Kubbealtı Mûsikî Dersleri Başlıyor!

Side Banner