Kubbealtı Kursları Başlıyor
Lütfen Bekleyiniz...

NÂFİLE

(ﻧﺎﻓﻠﻪ) sıf. (Ar. nefl “karşılıksız vermek”ten nāfile “fazla olan şey”) [Kelimenin 1. ve 3. anlamları Türkçe’de ortaya çıkmıştır]
1. Boş, faydasız, işe yaramaz: Bu çocuk nâfile dedim, inşallah mesut olur. Fakat bu ahlâk ile hiç ummuyorum (Reşat N. Güntekin). Bu (…) gāliba nâfile bir hareket oldu (Peyâmi Safâ).
2. sıf. ve i. din. Bir kimsenin dînen mecbur ve mükellef olmadığı halde sırf Allah rızâsını kazanmak maksadıyle farz dışında kıldığı namaz, tuttuğu oruç ve yaptığı her türlü hayırlı iş ve davranış için kullanılır.
3. zf. Boşuna, boş yere, beyhûde: Nâfile zahmet etmeyin (Ahmed Midhat Efendi). Bey, kıza nâfile eziyet ediyorsunuz (Hüseyin R. Gürpınar). Bir zevk aramak kaydına düşmekle zamanda / Her gün yorulup nâfile bin yıl yaşamış Nûh (Yahyâ Kemal).
ѻ Nâfile yere: Boş yere, boşu boşuna: Nâfile yere kanınızı döktürmeyin (Ömer Seyfeddin).

Kubbealtı Mûsikî Dersleri Başlıyor!

Side Banner