Kubbealtı Kursları Başlıyor

MESCİT – MESCİD

(ﻣﺴﺠﺪ) i. (Ar. sucūd “secde etmek”ten mescid)
1. Müslümanların vakit namazlarını kılmaları ve ibâdetlerini yerine getirmeleri için yapılan, içinde cuma ve bayram namazları kılınmayan minâresiz, minbersiz küçük câmi [Son zamanlarda bâzıları, minâre ve minber ilâve edilerek cuma ve bayram namazları kılınır hâle getirilmiştir]: Bu şehrin ortasında bir tepe vardır ki mescid ve câmi ve bâzı çarşılar ondadır (Kâtip Çelebi’den Seç.). Ramazan ayında İstanbul’un hemen her konağının bir köşesi bir nevi mescit hâline konurdu (Sâmiha Ayverdi). Mescidin önündeki yalağa dökülen taş olukta elini yüzünü yıkadı (Mustafa N. Sepetçioğlu).
2. teşmil. Câmi: “Mescid-i Aksâ.” “Mescidü’l-Haram.” Eski Emir Sultan türbesi ve mescidi, Bursa’nın hayâtını zaman zaman etrâfında toplayan merkezlerden biriydi (Ahmet H. Tanpınar).
ѻ Mescid-i câmi – Mescidü’l-câmi: İçinde cuma ve bayram namazları kılınan büyük ibâdet yeri, câmi. Mescid-i Haram – Mescidü’l-Haram: Kâbe. Mescid-i nebevî: Hicret’ten sonra Hz. Muhammed tarafından Medîne’de yaptırılan câmi.