Kubbealtı Kursları Başlıyor

ANKĀ

(ﻋﻨﻘﺎﺀ) i. (Ar. ‘anḳā’ < İbr.) Kaf dağında bulunduğuna inanılan, ismi olup cismi olmayan efsânevî kuş, zümrüdüankā, sîmurg: Söylegil ey bülbül-i ankā-sıfat / Kim her işte sende vardır ma’rifet (Ahmedî). Ankā dahi olursa düşer pençe-i aşka / Sayd-ı dile şeh-bâz nigâhın süzülünce (Fıtnat Hanım). Uçuşur göklerinde ankālar (Orhan S. Orhon).
ѻ Ankā-yı lâmekân: tasavvuf. Allah.

ANKARA KEÇİSİ

birl. i. Boynuzlugillerden, ince yapılı, kulakları uzun ve sarkık, çenesinin altında sakal gibi tüyleri bulunan, tiftik denen, uzunluğu 25 – 30 santimi bulan çok ince, parlak, ipek gibi yumuşak ve az kıvrımlı yapağısı için yetiştirilen, genellikle beyaz renkli, çok makbul bir keçi cinsi, tiftik keçisi.

ANKARA KEDİSİ

birl. i. İri ve güzel gözlerinin biri yeşil veya kırmızımsı sarı, biri muhakkak mâvi olan, kulakları sağır, tüyleri uzun ve ipek gibi yumuşak, genellikle bembeyaz, dudakları,tabanları ve burnu pembe, çok makbul bir kedi cinsi.

ANKASTRE

sıf. (Fr. encastré) Uçlarından biri bir yuvanın içine yerleştirilmiş, gömülmüş olan, gömme: “Ankastre basamak.” “Ankastre mesnet.” “Ankastre su tesîsâtı.” “Ankastre elektrik tesîsâtı.”