Kubbealtı Kursları Başlıyor

AVRUPALI

sıf. ve i.
1. Avrupa halkından olan (kimse): Beni ziyârete gelen bir Avrupalı ile şark lisanlarının zenginliği hakkında bir münâkaşamız olmuştu (Ahmet Hâşim).
2. teşmil. Avrupa medeniyetini benimsemiş olan (kimse), batılı, garplı: Nerde gösterdiği vahşetle “Bu bir Avrupalı” / Dedirir yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi / Varsa gelmiş açılıp mahpesi yâhut kafesi (Mehmet Âkif).

AVRUPALILAŞMAK

geçişsiz f. (< Avrupalı+laş-mak) Avrupalılar’ın düşünüş ve yaşayış tarzını benimsemek, onlar gibi düşünüp yaşamak, batılılaşmak, garplılaşmak: Nihâyet kendisinin Avrupalılaşmış bir Türk evine götürülmesini benden ricâ etti (Ömer Seyfeddin). Vaktâki bizim kendi kafalarımız Avrupalılaştı… (Yahyâ Kemal).