Kubbealtı Kursları Başlıyor

CEMAL

[l ince] (ﺟﻤﺎﻝ) i. (Ar. cemāl)
1. Güzellik: Ay u gün buldu cemâlinden cemâl (Süleyman Çelebi). Hey’et ki hilâliyle, cemâliyle semâvî (Tevfik Fikret).
2. Yüz güzelliği, güzel yüz: Sevdiğim cemâlin çün ki göremem / Çıkmasın hayâlin dil-i şeydâdan (Nedim – Ö.T.S.). Cemâl-i revnak-efzâsına çektiği al tül… (Sâmipaşazâde Sezâî). Bilir misin cemâlinin ne âteşin hayâli var? (Recâîzâde M. Ekrem).
3. din. Allah’ın lutfedici sıfatlarının bütünü ve bu sıfatlarının gereği olarak güzellik ve rahmetle tecellîsi. Karşıtı: CELÂL: “Celâlinden cemâline sığınmak.” “Celâli de hak, cemâli de hak.” Hakk’ın cemâlini ayn-i basîret ile müşâhede ederlerdi (Eşrefoğlu Rûmî). Celâli içinde vardır cemâli (Pir Sultan Abdal). Ret, fesat, kabz, mahv celâlin; kabul, kevn, bast cemâlin tecellîsidir (Ali N. Tarlan).
● Cemâlî (ﺟﻤﺎﻟﻰ) sıf. (nispet eki ile) din. Cemalle ilgili, Allah’ın lutuf, merhamet ve güzellik tecellîsine âit: “Cemâlî sıfatlar.” “Cemâlî tecellî.” O gün bir bölük insan cennette, başka bir bölük cehennemde olacaktır: Cemâlî ve celâlî tecellî (Taarruf Terc.).

CEMÂLULLAH

(ﺟﻤﺎﻝ ﺍﻟﻠّﻪ) i. (Ar. cemāl ve Allāh ismiyle cemālu’llāh) Allah’ın güzellik sıfatıyle tecellîsi: Kaçma sûz-ı aşk ile yanmaktan ey kalb-i zelîl / Kim cemâlullâhı ol âteşte seyr etti Halîl (Rûhî-i Bağdâdî). Yegâne hüsn-i ilâhî odur cemâlullah / Cihâna ahsen-i takvîmden ıyân olalı (Yahyâ Kemal).