DERHAL

[l ince] (ﺩﺭﺣﺎﻝ) zf. (Fars. der- eki ve Ar. ḥāl “an, zaman” ile der-ḥāl) O anda, hemen, hiç vakit geçirmeksizin, süratle, âcilen: Her kim sesini çıkarır ise derhal denize atılır (Ahmed Midhat Efendi). Derhal onun emrine râmoldular (Rûşen E. Ünaydın). Sen ben uyurken biri var uyumaz / Bir tıkırtı olsa derhal doğrulur / Nöbette, tâlimde, ayakta kış yaz / Memleket nâmûsu ondan sorulur (Câhit S. Tarancı – Ö.T.S.).