Kubbealti Lugati
Kubbealtı Kursları Başlıyor

HEVAM

(ﻫﻮﺍﻡّ) i. (Ar. hāmme’nin çoğul şekli hevāmm) Pire, karınca, akrep vb. zararlı böcekler: Bu köhne hâitin arasından çıkıp müdâm / İnsanda vehm ü vahşeti müzdâd eden hevâm (Muallim Nâci). Yüz binlerce hevam çiçeklerden çiçeklere, meyvelerden meyvelere senîha-i rengînini gezdirerek her birinden bir katre-i şehdâb alıyordu (Cenap Şahâbeddin).

HEVAN

(ﻫﻮﺍﻥ) i. (Ar. hevān) Alçaklık, horluk, hakirlik, zillet: Gel berü İslâm’ı sen i’zâz kıl kılma hevan (Yazıcıoğlu Mehmed). Tâ key cihan-ı dûn için ey akl-ı bî-mecâl / Züll ü hevân u meskenet ü acz ü ibtihâl (Yenişehirli Avnî).