KIZILBAŞ

birl. i.
1. Kızılbaşlık inancını taşıyan kimse, sürhser: Rum şâhıdır ki azm kıldı Kızılbaş üstüne (İshak Çelebi). Mâmâfih Anadolu’da Kızılbaş sözü Alevîlik ve Bektâşîliğin bir sembolü olmuştur da denebilir (Rûhi Fığlalı).
2. Nâdir Şah ile birlikte Afganistan fethine katılan ve daha sonra Hindistan’da yerleşen, İmâmiye mezhebine mensup, bâtınî inançlarla ilgisi olmayan bir Türkmen boyu: Osmanlı İmparatorluğu zamânında din ve mezhep hürriyetinin ne kadar geniş olduğu hesâba katılırsa Kızılbaş Türkmenler’in Îran adına hareket etmelerini bir tek sebeple îzah edebiliriz… (Erol Güngör).
3. Halk arasında “İslâmî emirlere uymayan, ahlâkça dürüst olmayan” anlamında aşağılama sözü olarak kullanılır: Gidi Yezid bize Kızılbaş demiş (Pir Sultan Abdal).

KIZILBAŞLIK

birl. i. Türkmenlerin bâzı aşırı bâtınî-Şiî inançlarını kendi eski inanç ve gelenekleriyle birleştirmelerinden ortaya çıkan bir dînî anlayış [Bu yolun mensûbu olan Îran’daki Safevî şahlarına tâbi bir zümre, başlarına 12 dilimli kızıl taç giydikleri için Sünnîler tarafından Kızılbaş adıyle anılmıştır. Safevî şâhını dînî reis kabul eden Anadolu Alevîleri’ne de Kızılbaş denmiştir. Kızılbaşlık, fikir sistemi teşekkül etmiş bir mezhepten ziyâde görenek ve geleneğe dayanan bir inançtır].