Kubbealtı Kursları Başlıyor

KESB

Bk. KESP

KESBETMEK – KESBEYLEMEK

birl. geçişli f. (Ar. kesb + Türk. etmek, eylemek) Kazanmak, edinmek: Mumu söndürünce odanın ne hal kesbedeceğini düşündüm (Muallim Nâci). Mermer merdivenleriyle gurûbun önünde bir reng-i âl kesbeden mağrur sarayları ebediyete karşı birer tâk-ı zafer gibi durur (Sâmipaşazâde Sezâî).

KESBÎ

(ﻛﺴﺒﻰ) sıf. (Ar. kesb “kazanmak” ve nispet eki ile kesbі) Sonradan kazanılan veya edinilen, doğuştan olmayan, kisbî. Karşıtı: VEHBÎ: “Kesbî ilimler.”