Kubbealtı Kursları Başlıyor

MÜKERRER

(ﻣﻜﺮّﺭ) sıf. (Ar. tekrіr “tekrar etmek”ten mukerrer)
1. Tekrar edilmiş, tekrarlanmış: Bir mükerrer firar vak’ası (Reşat N. Güntekin). Hurûb-ı mes’ûde, yâni galebât-ı mükerrere sâyesinde vücûda gelen büyük devletler, gariptir ki harbin azalmasına ve sanâyiin çoğalmasına sâîdirler (Cenap Şahâbeddin).
2. i. (Kitap vb. şeyler için) İkinci nüsha: “İstediğiniz kitabı veremem, çünkü mükerreri yok.”
● Mükerrerat (ﻣﻜﺮّﺭﺍﺕ) i. (Ar. çoğul eki -āt ile) Tekrar edilmiş, tekrarlanmış şeyler: “Güzel eser, ama mükerrerâtı çok.”
● Mükerrere (ﻣﻜﺮّﺭﻩ) sıf. Mükerrer kelimesinin tamlamalarda ortaya çıkan aynı mânâdaki müennes şekli: “Kelimât-ı mükerrere: Tekrarlanmış kelimeler.”

MÜKERREREN

(ﻣﻜﺮّﺭﺍً) zf. (Ar. mukerrer’in tenvinli şekli mukerreren) Tekrar ederek, tekrar tekrar: Hiç mükerreren cinâyet mahkemelerine, hapishânelere girmiş çıkmış bir adam, bizim gibi henüz sâbıkası olmayanlara selâm vermeye tenezzül eder mi demiş (Fâik Reşat).